23 Şub
SGK’ Afmı Geliyor Resul Kurt Yazıyor
Gerçi affa ben de karşıyım ama, ekonomik kriz nedeniyle vergi ve sigorta prim borcunu ödeyemeyenler çok zor durumda. Borçlu oldukları için beş puanlık SGK prim indiriminden de yararlanamıyorlar.
Geçtiğimiz günlerde Şükrü Kızılot hoca da köşesinde yazdı; çok sayıda esnaf, tüccar, sanayici ve şirket yöneticisi, ekonomik krizin de etkisiyle ödeyemedikleri birikmiş vergi, sosyal sigorta (4/a) ve Bağ-Kur (4/b) borçlarına, “ödeme kolaylığı” sağlanması için adeta feryat ediyor, seslerini duyurmaya çalışıyor.
Okurumuz A. Aydın’ın yazısını virgülüne dokunmadan yayınlıyorum: “2007 yılından 2008 yılına kadar işlerimin kötü gitmesi sonucu şirketlerimde çok yüksek miktarda para batırdım. Sattığım ürünlerin parasını alamadım. SSK primlerini ödeyemedim. Parasını alamadığım satışlardan doğan vergi ve KDV’ler üst üste birikti ve ödenemez boyuta ulaştı. Kestiğim çeklerimi ödeyemedim.3-4 yıldan bu yana hayatım karardı, arkadaşlarımın içine çıkamıyorum, ticari faaliyetimi sürdürmek istiyorum ama vergi ve sigorta borcu ile ödeyemediğim çeklerden dolayı itibarım kalmadı. Taksitle ödemek istedim ama teminat veremediğim için taksitlendirme yaptıramadım. Zaten borcumuz katlanarak artıyor. Yani sanıldığı gibi vergi ve sigorta borcunun olması karlı değil. Bu parayı kazanıp sağda solda harcamış değilim, sattığım ve parasını alamadığım ürünlerin borcudur. Bir yanda para kaybettim öbür yanda da tahsil edemediğim satışların vergisini ödemem gerekiyor. Bir af, bir şans istiyoruz.”
Gerçekten de borçluların büyük bir bölümü istemeyerek de olsa borç batağına saplanmış durumda. Çırpındıkça daha da batıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için % 3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılmaktadır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanmaktadır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bakanlar Kurulu, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilmektedir. Görüldüğü gibi SGK borçlusu olmanın maliyeti de çok yüksektir.
Bir şans, bir umut bekliyor ülkemiz. Ama lütfen bir ödeme kolaylığı çıkartacaksanız sakın karmakarışık rasyolara bağlamayın işi. Basit ve anlaşılır, herkesin okuyunca anlayacağı bir düzenleme olsun. 2008’de çıkartılan taksitlendirme ve ödeme kolaylığı gibi gecikme zammının bir kısmını silip, teminat istenmeden ödemeye kolaylık getirilirse emin olun başvuru artar.
Hem SGK, hem maliye ve hem de vatandaş bundan karlı çıkar.
Resul KURT
2 yorum yapılmış "SGK’ Afmı Geliyor Resul Kurt Yazıyor"
İhracatçılar olarak durumumuz çok vahim. Gerçekten hükümet artık bu yaraya bir neşter vurmak zorunda. Yoksa teker teker kapanan firmalar artık üçer beşer kapanacak. Teşvikler kalkınmada öncelikli bölgelere verildi, ssk, vergi indirmi vs. fakat ihracatta altyapısı ve istihdamı oturmuş illerdeki firmalara büyük haksızlık yapıldı bunun farkına varılmalı. Bizler İzmir, Denizli, Bursa vb. gibi ihracatın yükünü yıllarca çekmekte olan illerin ihracat firmaları nasıl ssk, vergi indirimi teşviği alan bölgelerdeki firmalara karşı rekabet edeceğiz. Kalkın sizde oralara gidin yatırımlarınızı oraya taşıyın demek çözüm olmadığı gibi hemen olacak işte değil. Konfeksiyon ihracatı için alt yapısı ( boyahane,örgü,yardımcı malzeme vb.) hazır olan bir ortamı bırakarak tüm bunları tekrar yeniden oluşturacak bir yapılanmaya girmek hiçte kolay değildir, bu macera aramaktan öteye geçemez. İsterseniz teşvik verilmiş olan illerin yapmış oldukları ihracat rakamlarını bir toparlayın olayın vehametini göreceksiniz. Tüm illerin toplam rakamı gelişmiş bir ilimizin ihracat rakamını yakalayamaz. Peki neden gelişmiş illerimizdeki bu durumu değiştirmeye çalışıyoruz değer mi? Lütfen aklıselim davranalım mağdur durumda olan ihracatçılarımızın bu sıkıntılarını gidermek için devletimiz el uzatsın, sigorta primlerindeki fahiş faizler kaldırılsın, sosyal devlet anlayışıyla mutabakat sağlanıp fabrikalarımız yine eskisi gibi hem istihdam sağlasın hemde ihracatımıza katkıda bulunsun. Borçlarımızdan dolayı banka hesaplarımızında bloke edilmesi gerçekten çağdışı ve insan haklarını ihlal eden bir davranış. Nasıl yapacağız bankalardaki hesaplarımız bloke edilirse bizler nasıl ihracat yapacak ve mal bedellerimizi yurda getireceğiz? Gelen mal bedelleri firmaların anaparaları olmadığını lütfen anlayın bu paralar, kumaşçıları, aksesuarcıların, nakliyecilerin vede bu işe emeklerini veren işçilerin parasıdır. İnanınki firmalar kar etmiyor kurların bu kadar düşük olması ve giderlerin devamlı yükselmesi kar yapmayı imkansız kılıyor. Lütfen bu konuya devletimiz el atsın.
Evet bütün bunlara,tamamen katılıyorum.Ülkemizin ve insanlarımızın durumu ortada, insanlarımız yoktan birşeyler var etmeye çalışıyorlar.Dolayısla en küçük bir krizde malesef sıkıntılar ortaya çıkıyor, bu da kısıtlı sermayelerle iş yapan iş erbabına büyük külfetler yüklüyor. Evet iki yıl önce bir düzenleme yapıldı ama o’da krizle çakıştı,şimdi yeni bir düzenleme bütün iş alemine derin bir nefes aldırır ve yeniden yol alabilmek için büyük bir fırsat ortaya çıkarır bunu devletimizin, iş erbebından esirgememesi temennimizdir.
Yorum yapın