Ekim 2016

SGK Genelgesi 2016-23 Özelden Özele Verilen İşler Hk
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü
Tarih: 18 Ekim 2016
Sayı : 93180601 -747
Konu : 2886/4734 Sayılı Kanun kapsamı dışında “özel”den “özel”e verilen işlerde, aynı işyeri dosyasından işlem yapılması
GENELGE
2016-23
Bilindiği gibi, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 11 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile üçüncü fıkrasının (ç) bendinin bir arada değerlendirilmesinden; işverenlerin, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalışmaya başladıkları tarihten önce Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlü bulundukları, bununla birlikte; ilk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi Kuruma verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde yeni işyeri numarası üzerinden yapılan sigortalı işe giriş bildirgesinin yasal süresi dışında verilmiş olması halinde de, süresinde yapılmış sayılacağı,
Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının bir arada değerlendirilmesinden; bu kapsamda çalıştırılan sigortalıların, sigortalılıklarının sona ermesine ilişkin bildirimlerin, sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılacağı, bununla birlikte; bu sigortalıların naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer bir işyerinde çalışmak üzere işten ayrılmaları veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi halinde eski işyeri numarası üzerinden yasal süresi dışında verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesinin de süresinde verilmiş sayılacağı,
Bahse konu Yönetmeliğin, 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında ise; aynı işverenin, birden fazla özel ya da ihale konusu iş alması, işyeri kurması veya devir alması yahut kendisine intikal etmesi hâllerinde her işyeri için ayrı ayrı işyeri bildirgesi düzenleneceği öngörülmekte olup, bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde; 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari para cezası uygulanması, Öngörülmektedir.
Uygulamada bu konularla doğrudan veya dolaylı yönden ilişkili olan işlemlerin Kurumumuz ile işverenler arasında yoğun ihtilaflara sebep olması nedeniyle söz konusu sıkıntıların ve ihtilafların asgariye indirilmesini teminen, bundan böyle; uygulamada, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında kalan, özel sektör işyerleri (ters işlem kodu ile (1) veya (3) mahiyet kodunda tescilli özel sektör işyerleri de dahil) tarafından, aynı işverene, aynı iş kolunda olmak üzere tekraren verilen, güvenlik, temizlik ve benzeri hizmet alımı işlerinde; çalıştırılacak personel sayısının belli olması, konunun asgari işçilik işlemleri kapsamı içinde değerlendirilmesinin gerekmesi halinde gerekli işlemlerin tamamlanmış olması, önceki sözleşmenin bitim tarihi ile yenilenen sözleşmeyle tekrar verilen işin başlama tarihi arasında 30 günlük süreden (30 uncu gün dahil) daha az bir süre olması, sözleşmesi biten işten dolayı işten ayrılış bildirgesinin verilmeyerek çalışmaya devam edilmesi veya hizmet akdi askıya alınarak yeni sözleşme kapsamında işe başlatılması şartlarının bir arada bulunması kaydıyla, sözleşmeyle yeniden verilen iş için yeniden işyeri dosyası tescil ettirilmemesi bu bağlamda, sözleşmeyle yenilenen
iş için işyeri dosyası tescil ettirilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanmaması uygun görülmüştür.
“Özelden özele verilen işlerde” önceki sözleşmenin bitim tarihi ile yeni sözleşmeye göre sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihin 30 günden fazla olması halinde de yeni sözleşmeyle verilen iş için yeni işyeri dosyası tescil ettirilmesi veya sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihin 30 günden az olmasına rağmen ayrı dosya tescil ettirilmesinin tercih edilmesi halinde en geç sigortalı çalıştırılmaya başlandığı tarih itibariyle işyeri tescilinin yaptırılması icap etmektedir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.
SGK Genelgesi 2016/21 Kısa Vadeli Sigorta Kolları İşlemleri
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Sayı :B.13.2.SGK.0.02.05.00/X-1093-25-37-703
Tarih :29/09/2016
Konu : Kısa vadeli sigorta kolları uygulamaları
GENELGE
2016/21
Başkanlık Makamının 29.12.2010 tarihli ve 747 sayılı OLUR’ları ile Kurumumuz tarafından çıkarılan ve halen uygulanan genelgelerin, yürürlükte bulunan güncel mevzuata göre yeniden gözden geçirilmesi, güncellenmesi, konu bazında tekleştirilmesi ihtiyacının ortaya çıkması nedeniyle gerekli çalışmalar yapılarak kısa vadeli sigorta kolları çerçevesinde çıkarılan genelgeler tekleştirilmiş, genel yazı ve talimatlardan yürürlükte olması gerekenler genelgeye işlenmiş olup, yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.
KISA VADELİ SİGORTA KOLLARI İŞLEMLERİ
1.İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI
1.1.İş Kazası
1.1.1.İş Kazasının Tanımı, Unsurları ve Kapsamı

5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında iş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlanmıştır.
Buna göre bir olayın iş kazası sayılabilmesi için;
-Kazayı geçiren kişinin sigortalı olması ,
-Kaza sonucu bedence veya ruhça engelli hale gelmesi,
-Kaza ile sonuç arasında uygun bir illiyet bağının bulunması,
şartlarının bir arada bulunması ile birlikte, olayın yukarıdaki bentlerde sayılan hallerden birinde meydana gelmesi gerekmektedir.
İş kazası sigortası hükümleri; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar ile; 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalılar, Kanunun Ek 5 inci maddesinde belirtilen tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalılar, Ek 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlarda ev hizmetlerinde çalışan sigortalılar ve 2547 sayılı Kanunun Ek 29 uncu maddesine göre intörn statüsündeki öğrenciler için geçerlidir.
1.1.2.İş Kazası Sayılma Hal ve Durumları
İş kazası sayılma hal ve durumları Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile Sosyal Sigortalar İşlemleri Yönetmeliğinin 35 inci maddesi doğrultusunda aşağıda açıklanmıştır.
1.1.2.1. Sigortalının İşyerinde Bulunduğu Sırada
İşyeri, Kanunun 11 inci maddesinde, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler olarak tanımlanmış olup, işyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılmıştır.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 5 inci maddesinin (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalıların, Ek 5 inci maddesinde belirtilen tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışan sigortalıların, Ek 9 uncu maddesinde belirtilen şartlarda ev hizmetlerinde çalışan sigortalıların ve intörn statüsündeki öğrencilerin; iş yerlerinde bulundukları sırada meydana gelen olaylar iş kazası sayılacaktır.
Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olayların yapılan işle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılması gerekmektedir.
Örneğin; sigortalıların işyeri sayılan yerlerde; avluda yürürken düşmesi, dinlenme saatinde top oynarken ayağının burkulması, bahçede meyve ağacından meyve toplarken düşmesi, tarlada çalışır iken traktör ile kaza geçirmesi, yemek yerken elini kesmesi, dinlenme odasında dinlenirken sobadan zehirlenmesi, işyerinde intihar etmesi, işyeri sınırları içinde bulunan havuzda boğularak ölmesi, ücretli izinli bulunduğu sırada çalıştığı işyerindeki arkadaşlarını ziyaret için geldiğinde kaza geçirmesi, araçlarla çalışanların bu araçlarda geçirecekleri kazalar iş kazası olarak kabul edilecektir.
Birden fazla işyerinde sigortalılık niteliği devam eden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar bakımından her bir işyerinde meydana gelen olaylar bu kapsamda değerlendirilecektir. Sigortalının işyeri, Kuruma yapılan iş kazası bildirimlerinden tespit edilebileceği gibi, yapılacak araştırmalarla sigortalılık niteliğine ilişkin elde edilebilecek belgelerden de tespit edilebilir.
Örneğin; kollektif ve limited şirketlerin ortaklığı ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin komandite ortaklığını aynı anda üzerinde bulunduran sigortalı üç şirkete ait işyerlerinden herhangi birinde denetim yaparken düşmesi sonucu yaralanması iş kazası sayılacaktır.
Kanunun 11 inci maddesindeki “sigortalının işini yaptığı yer” ifadesinden, sigortalının fiilen çalıştığı, yani esas işini gördüğü yerin anlaşılması gerekmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre de işin niteliği bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle diğer eklentilerin de işyerinden sayılması gerekmektedir. Ancak, maden işletmeleri, kara yolları, demir yolları gibi işletmelerde çalışanların esas işini gördüğü yerden aynı işverene ait farklı bir işyerinde işin yürütümü ile ilgili olmaksızın bulunduğu sırada meydana gelen bir olayın sadece işyeri sınırları içinde meydana gelmesinden dolayı iş kazası sayılmasına imkân bulunmamaktadır.
Sigortalının işyerinde kalp krizi geçirmesi veya başka bir hastalık nedeniyle ölmesi ya da ruhen veya bedenen hemen veya sonradan engelli hale gelmesi iş kazası olarak kabul edilecektir. (Ek-2)
1.1.2.2.Yürütülmekte Olan İş Nedeniyle
İş kazası sigortası hükümleri kapsamına giren sigortalılardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalılar için yürütmekte oldukları, kapsamdaki diğer sigortalılar için ise işverenleri tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle; işyerinde veya işyeri dışında meydana gelen kazalar iş kazası sayılacaktır.
“İşveren tarafından yürütülmekte olan iş” ifadesiyle, işyerinde veya işyeri dışında meydana gelen kazanın işverenin görevlendirmesi veya işin niteliği gereği yapıldığı sırada karşılaşabileceği kaza riskine karşı sigortalı teminat altına alınmaktadır. Buna göre, torna atölyesinde çalışan sigortalının elini torna makinesine kaptırması, tarlada çalışan sigortalının ilaçlama yaparken zehirlenmesi, tarlada çalışan sigortalının traktörün devrilmesi sonucu yaralanması ya da işverene ait traktör ile tarlaya giderken yolda traktörle kaza geçirmesi, beyaz eşya tamir bakım servisinde çalışan sigortalının buzdolabı tamiri için gittiği binada dengesini kaybederek düşmesi sonucunda yaralanması gibi olaylar işlerin yürütümü sırasında ve çalışma esnasında meydana geldiğinden iş kazası sayılması gerekmektedir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalıların işyeri dışında yürütmekte oldukları iş nedeniyle meydana gelen kazalar da iş kazası sayılacaktır.
Örnek-1:Kasap olarak işyeri işleten sigortalının getirilen etleri almak için işyeri dışına çıktığında bir aracın çarpması, marangoz atölyesi işleten sigortalının işyeri dışında mutfak dolabı monte ederken ayağına parçalardan birinin düşmesi sonucu yaralanması ya da çiftçilik yapan bir sigortalının tarlasına giderken yolda traktörü ile kaza geçirmesi gibi kazalar iş kazası olarak kabul edilecektir.
1.1.2.3.İşveren Tarafından Görev İle Başka Bir Yere Gönderilmesi
Sigortalının işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen kazaların da iş kazası sayılması gerekmektedir. Burada göz önünde bulundurulması gereken husus, meydana gelen kazanın işverenin sigortalıya vermiş olduğu görevle ilgili olup olmadığı, görevin yapılması için geçen süre içinde meydana gelip gelmediğinin tespitine bağlı bulunmaktadır.
Örneğin;
— İşverenin, işyerinde çalışan bir sigortalıyı evindeki bir malzemeyi almak üzere görevlendirmesi halinde, sigortalının işverenin evine gidip gelmesi sırasında uğradığı kazanın,
— Muhasebe bürosunda çalışan sigortalının işvereni tarafından mükellefin hesaplarını kontrol etmek için görevlendirilmesi halinde bu iş için gidip gelmesi sırasında ve mükellefin bulunduğu yerde çalışması sırasında meydana gelen olayların,
iş kazası sayılması gerekmektedir.
Ancak, görevli olarak gönderilen sigortalının görev konusu ile ilgili olmayan ve görevinin dışında meydana gelen kazalar iş kazası sayılmaz. Bu nedenle görevli gönderilen sigortalının işi dışında eğlenmek için gittiği sinema veya gece kulübünde herhangi bir nedenden dolayı uğradığı kazanın iş kazası olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
SGK Genelgesi 2016/22 6736 Sayılı Kanun Kapsamında Prim ve İPC Borçlarına İlişkin Kapsamın Genişletilmesi
T.C.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü
İşverenler Daire Başkanlığı
Sayı : 47757447-20699-E. 5265648
Konu : 6736 sayılı Kanun kapsamında prim ve İPC borçlarına ilişkin kapsamın genişletilmesi
Tarih: 04/10/2016
GENELGE
2016-22
Bilindiği üzere, 19/8/2016 tarihli ve 29806 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, anılan Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi birinci fıkrası uyarınca Kurumumuza verilen yetkiye istinaden 22/8/2016 tarihli ve 2016-18 sayılı Kurum Genelgesiyle düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, anılan Kanunun yasalaşması öncesinde hem 1/8/2016 tarihli ve 4214587 sayılı Genel Yazı ile hem de 1/8/2016 tarihinde taşra teşkilatının her birine ayrı ayrı tebliğ edilmemiş idari para cezalarının tebliğ edilmesi ve bu bağlamda kesinleşme sürecinin tamamlanması özellikle yapılandırma kapsamına giren borçlara ilişkin işlemlerin süratle tasfiye edilmesi yönünde talimat verilmiş olmasına rağmen, ünitelerimizdeki iş yoğunluğu nedeniyle henüz tebliğ edilemeyen/tebliğ edilmeyi bekleyen çok sayıda tebligatın bulunduğu, Kurumumuz ve diğer Kuramların denetim ve kontrol elemanlarınca düzenlenen bazı raporların henüz değerlendirilemediği, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından alman belgeler uyarınca gerekli işlemlerin yapılmasında bazı gecikmelerin olduğu, bu nedenlerle işverenlerin bu tür borçlarını yapılandıramadığı ve mağduriyetler yaşandığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla 6736 sayılı Kanun uyarınca 31/10/2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) yeniden yapılandırma başvurusunda bulunan işverenlerin/işyerlerinin 2016/Haziran ve önceki aylara ait olup Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olan;
— Kurumumuz ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının raporlarından,
— Diğer kamu kurum ve kuruluşlarından alınan bilgi/belgelerden,
— Mahkeme kararlarından,
kaynaklanan prim borçlarının en geç 31/12/2016 tarihine kadar tahakkuk etmiş; idari para cezalarının ise 31/12/2016 tarihine kadar tebliğ edilmiş olması şartıyla yapılandırma kapsamında değerlendirilecektir.
Bu itibarla, anılan genelgede yer verilen, kapsama giren prim ve idari para cezası borçlarına ilişkin bilcümle işlemlerin yukarıda belirtilen hüküm dikkate alınmak suretiyle değerlendirilerek işlem yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, bahse konu Genelgenin “5.1 (a)” bölümünün birinci paragrafında geçen “19/8/2016 tarihine kadar (bu tarih dahil)” ibaresi; “19/8/2016 tarihine kadar (bu tarih hariç)” şeklinde değiştirilmiştir.
Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.