22 Mar
En Düşük Emekli Maaşı 1200 TL Olacakmı?
Emekliler Derneği Başkanı Hamdi Öz tarafından iş mahkemesinde açılan davanın Anayasa Mahkemesi’ne taşınması, milyonlarca emekliyi umutlandırmış durumda.
Malum, birkaç yılda bir değiştirilen emekli aylığı hesaplama sistemleri sonucu, aynı statüden aynı hizmet ve prim günü ile emekli olmuş emekliler arasında maaş uçurumları oluştu. Bu uçurumun giderilmesi, yaklaşık 20 yıldır hükümet programlarında hedef olarak yer alıyor. Son gelişmeyle birlikte, yılan hikâyesine dönen bu intibak konusunun, bu kez yargı yoluyla gerçekleştirileceği gibi bir beklenti oluştu. Oysa birkaç nedenden dolayı emeklilerimizin çok fazla umutlanmaması gerekiyor.
Anayasa Mahkemesi, bir emeklinin 2000 yılından beri adaletsiz bir şekilde, emsallerine göre düşük emekli aylığı aldığı iddiasını Anayasa’nın eşitlik ilkesi açısından incelemeye değer buldu. Ancak yüksek mahkemenin bu kararı kesin olarak ilgili yasa hükmünün iptali yönünde karar vereceği anlamına gelmiyor. Ki, bu kararın çıkması da 2 yıldan önce muhtemel değil.
Anayasa Mahkemesi, 4447 Sayılı Kanun’un ilgili maddesinin iptali yönünde karar verse bile, yüksek mahkemenin kararları Anayasa’nın 153. maddesi gereği geriye yürümüyor. Yani mahkemenin iptal kararından önce düşük aylık alanlar için yapılabilecek herhangi bir şey yok.
Yine Anayasa Mahkemesi’nin, eşitsizliği doğuran kanun maddesini iptal etmesi, emeklilere doğrudan zam verilmesi anlamına gelmiyor. Mahkeme, iptal kararlarını verdikten sonra genelde TBMM’ye 6 ay veya 1 yıl gibi bir süre tanıyor. Yani yasa koyucuya, “Ben falan kanun maddesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal ettim. Sen de bu 1 yıllık sürede bu boşluğu dolduracak bir düzenleme yap” diyor. İşte emekli aylıkları arasındaki dengesizliğin giderilip giderilmeyeceği ya da giderilirse ne ölçüde giderileceği yine TBMM tarafından yapılacak yasal düzenlemeye bağlı.
Öte yandan şu an itibarıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşınan konu, bütün emekliler arasındaki dengesizliği kapsamıyor. Dolayısıyla muhtemel bir iptal kararı, kısmi iyileştirmeyi sağlasa da genel bir intibak için ayrıca düzenleme gerekecektir.
Meselenin esası yukarıda resmettiğimiz gibidir. Dolayısıyla emeklilerimizin, bugünlerde medyada yer alan “En düşük emekli aylığı 1.200 TL olarak, Anayasa Mahkemesi maaş dengesizliğini giderecek” gibi haberlere inanıp da aşırı beklenti içerisine girmelerini istemeyiz.
Gelelim kişisel beklentimize. Benim beklentim Anayasa Mahkemesi’nden iptal kararı çıkması yönünde. Ancak bu iptal kararı doğrultusunda tek bir düzenleme ile birden bütün emekliler arasındaki dengenin sağlanmasını beklemek gerçekçi olmaz. Bunun yerine, örneğin 5 yıllık bir vade içerisinde ve kademeli olarak yapılacak zamlarla intibakın sağlanabileceğini düşünüyor ve bekliyorum.